sezinlegez.com

Balkanlar II

Zaman : 25 Temmuz-3 Ağustos 2014
Rota     : Belgrad»Kotor»Perast»Budva»Durmutor Milli Parkı»Priştine
Bütçe  : 420 €
Gezi Detayı
Yapmadan Dönme
Galeri
Video
 
2.Balkanlar Seferi: Balkanlar Hayran Bırakmaya Devam Ediyor!

Perast
Kotor'dan sadece 14 km mesafede ve küçük otobüslerle rahatça ulaşabileceğiniz, Kotor körfezinin en dar kısmında yer alan, 400'den az nüfusuyla küçük bir yerleşim Perast. Ufacık tefecik ama içi dolu turşucuk kıvamındaki Perast, kesinlikle görülmesi gereken bir yer bence. Kotor gibi UNECSO tarafından Dünya Mirası listesine eklenmiş, yine taş binalarla, dar taş sokakların yer yer merdivenlere dönüştüğü, keyifli bir sahil şeridi ve deniz sunuyor Perast. Belli bir süre Venedik merkezli kent-devlet olan Venedik Cumhuriyeti'nin himayesinde olması mimarisini etkilemiş. Tipik Venedik barok mimari örnekleri yerleşimde görülmekte.

                                                                                                  Kotor körfezinin Perast'tan görünümü


Kotor körfezinde yer alan St.George ve Our Lady of Rocks adaları Perast kıyısının biraz açığında yer alıyor. St.George adası; 12.yy'da yapılma bir manastır barındıran doğal bir ada iken, Our Lady of Rocks adası şapel barındıran yapay bir ada. Zaten çok güzel olan Kotor körfezi manzarasına bir de bu adalar eklenince bize de sahilde yer alan balık lokantalarından birinde Kotor körfezine sıfır, huzur dolu atmosfer içinde yemeklerimizi yiyip soğuk Karadağ biralarımızı yudumlamak kalıyor.

Perast'ı o kadar sevdik ki tekrar günübirlik gelme fikri hemen planımıza dahil oluyor. ikinci gelişimizde deniz, yani Kotor körfezi odak. Geniş ve kumlu bir sahil vaad etmiyor Perast. Ama küçük beyaz taşlarla kaplı, dar bir sahil ve masmavi su tüm beklentilerimizi karşılıyor. Küçük bir işletmenin yer aldığı, şezlongların denizin dibine kadar yerleştirildiği ve kesinlikle Türkiye'deki gibi ticari kaygıyla insanların başında bitip para istedikleri bir düzen yok. Gidip oraya şezlonglara yerleşiyoruz ve hiç kimse yanımıza bile gelmiyor. Mekandan birkaç içecek alırken biz sezlongların parasını vermeyi hatırlatıyoruz garsona. Çok keyifli ve sakin geçen yüzme-güneşlenme faslından sonra sahilde gezerken kano kiralanan bir yer görüyoruz ve Belgrad'ta kaptığımız kano tutkusuyla bu sefer tek başımıza açılmaktan hiç çekinmeden atlıyoruz kanolara. Perast'ta da çok sıcak kanlı, keyifli insanlarla muhabbet ediyoruz. Kano kiralayanlar da bunlardan bazıları. Önce St.George adasına gidiyoruz. Adanın arkasındaki küçük limana kanoları çıkartıp adada biraz dolanıyoruz. Mayolarla manastıra giremeyeceğimiz ve kanodaki kutulardan kıyafetlerimizi çıkartıp giyinmeye üşendiğimiz için adada fazla durmadan, tekrar kanolara binip diğer adaya gidiyoruz. Yapay adadaki şapel binası Perast'ın kimliğini yansıtıyor. Tıpkı karadaki gibi beyaz taştan yapılmış binayı ve karşı kıyıdaki Perast'ı başka bir açıdan şeyredip artık güneş batarken daha da sakinleşen Kotor Körfezi'nde kanoyla kıyıya doğru ilerliyoruz. Güzel bir manzara eşliğinde, sakin ve huzurlu körfezde kano turu kesinlikle tavsiye edeceğim bir aktivite.

                                                            Biz bu kano işine iyicene alıştık:)


Perast'ta geçirdiğimiz keyifli ikinci günün ardından yine geldiğimiz gibi otobüsle Kotor'a dönüyoruz. Bindiğimiz otobüste, duraklara gelirken yanan "duracak" ışığını çok sonra fark ediyoruz. Gerçekten de "duracak" yazıyor! Galiba otobüsleri bizden almışlar:)