sezinlegez.com

Arnavutluk

Zaman : 19-22 Mayıs 2016
Rota     : İstanbul»Tiran»Berat
Bütçe  : 160€
Gezi Detayı
Yapmadan Dönme
Galeri
Video
 
Hayde Hayde! Balkanlar Bizi Bekler

Başkent Tiran

Çoğu Balkan ülkesi gibi Arnavutluk da Türk vatandaşlarından vize talep etmiyor. Durum böyle olunca ben de sadece sırt çantam ve pasaportumla çıkıyorum yola; öncesinde toplanılan sayfalarca belge olmadan, vize için gereksiz paralar saçmadan, konsoloslukta çile çekmeden... 

Yaklaşık 1,5 saatlik uçuş sonrası Tiran'ın yeni ve modern havaalanına varıp önümdeki tek engele ulaşıyorum; pasaport kontrolü. Sırada önümde bulunan erkek grubuna oldukça kuşkuyla yaklaşan pasaport polisi, bana gelince daha insaflı davranıyor ama yalnız gezmeye gelmem karşısındaki şaşkınlığını kıvırdığı alt dudağıyla göstermeyi de ihmal etmiyor.

ran havaalanı ve merkeze ulaşım için Rinas servisi
Tiran havaalanı ve merkeze ulaşım için Rinas servisi

Havaalanından çıkışta taksiciler atakta; gelen tursitleri bekliyor ve "abla, abi taksi!" diye durumu çok net bir şekilde özetliyor. Bu karşılama her ne kadar sempatik gelse de ekonomik bir başlangıç yapmak isterseniz; havaalanı-şehir merkezi arasında çalışan servislerin varlığından haberdar etmek isterim sizi. Havaalanından çıkar çıkmaz sola dönüp otoparka doğru yürüdüğünüzde üzerinde "Rinas" yazan bu otobüslere ulaşabilirsiniz. Havaalanı şehir merkezine 17 km uzaklıkta. Etraftaki yeşil alanları, çılgın şöförleri (makas atanlar, kötü sollama yapanlar...), 90'larda bizdeki gibi yol kenarında kontrol yaparmış gibi görülen iki boyutlu sahte polis arabalarını izleyerek yaklaşık yarım saate şehir merkezi olan İskender Bey (Skanderberg) Meydanı'na ulaşıyorum. Normalde bu servisin ücreti 250 Arnavut leki (1 tl yaklaşık 42 Lek) fakat euro olarak da ödeme yapabiliyorsunuz. Tiran'a ilk vardığımda 250 lek olan bilete 2,5 euro vererek ufak bir turist kazığı yemiş olsam da dönüşte oyunun kurallarını çoktan öğrenmiş oluyorum:) 

İskender Bey Meydanı ve Ethem Bey Camii
İskender Bey Meydanı ve Ethem Bey Camii

Otobüsün son durağı Tiran'ın ana meydanı İskender Bey Meydanı'nın kuzey batı ucu oluyor. Devasa meydanın hepsini görebildiğiniz bir noktaya gelince zaten anlıyorsunuz şehrin tam göbeğinde olduğunuzu. Arnavutluk 1992'de yapılan seçimle 47 yıllık komünist rejimi sonlandırmış olsa da bu rejimin mimari etkilerini hala koruyor; devletin gücünü ve insanların küçüklüğünü vurgulayan büyük kütleli, brüt beton binalar, çok geniş yollar ve çok büyük meydanlar... Meydanın ortasında at üzerinde görülen ve meydana ismini veren İskender Bey; Osmanlı'nın Arnavutluk'ta yerleşmesine karşı mücadele etmiş bir halk kahramanı. İskender Bey'in ölümünden sonra başlayan Osmanlı hakimiyeti ise tam 435 yıl sürmüş. Bu hakimiyetin; mimaride, yemek kültüründe ve inanç sistemindeki etkilerini görmek çok kolay. Hatta dilde bile bu etki var; "hayde hayde!" kulağa çok sık çalınan tepkilerden:) İskender Bey Meydanı'nda Tiran'ın en eski yapılarından biri olan Ethem Bey Camii'sinden yükselen ezan sesi; yurtdışında olduğunu bilen bünyeyi ilk anda biraz sersemletiyor.

İskender Bey Meydanı'nı çevreleyen en meşhur yapılardan birisi de ülkenin en büyük müzesi olan Ulusal Tarih Müzesi. Binanın ana giriş cephesinde yer alan mozaik çalışması adeta Tiran ile özdeşleşmiş. 400m²'lik bir alanı kaplayan bu sanat eseri hayranlık uyandıran cinsten... 

Tiran Ulusal Tarih Müzesi
Tiran Ulusal Tarih Müzesi

Meydanın diğer yarısındaki İtalyan mimarisi etkileri taşıyan, renkli devlet yapılarının önünden geçerek hostelimin bulunduğu Block bölgesine doğru ilerliyorum. Komünist dönemde yüksek düzey devlet görevlilerine tahsis edilmiş olan ve halkın girişine kapalı olan bu bölge artık tasarım kafe ve restoranların yer aldığı, gece-gündüz oldukça hareketli, Tiran'ın en popüler bölgesi haline gelmiş.

Block bölgesinin yeşil sokaklarından biri
Block bölgesinin yeşil sokaklarından biri

Hostel'e varmak için şehir meydanından Block bölgesine yaptığım 20-30 dakikalık yürüyüşle aslında Tiran'ın büyük bir kısmını gezmiş bulunuyorum. Hostel'e varıp eşyalarımı bırakıyorum, hem biraz daha gezmek hem de bir şeyler yemek için tekrar dışarı çıkıyorum. Hostel'de muhabbete başladığımız Amerikalı Austin de bana eşlik ediyor ve rehberim oluyor. 7 yıldır dünyayı gezen bir Amerikalı ile yolum Tiran'da kesişiyor ve bolca olan yol hikayelerini dinliyorum, anket gibi sorular soruyorum... Hayat yine "ben çok enteresanım!" diyor.

Küçük zaferler; piramidin üzerine tırmanmak
Küçük zaferler; piramide tırmanmak

Amerikalı rehberimin beni ilk götürdüğü yer Tiran'ın ikonik yapılarından Piramit oluyor. Diktatör lider Enver Hoca'nın kızı ve damadı tarafından piramit şeklinde tasarlanan yapı, 1988'de Enver Hoca Müzesi olarak açılmış (içeriği az-çok tahmin edebiliyorum). 1991'de Konferans ve Sergi Salonu olarak kullanılan yapı, 1999'daki Kosova Savaşı sırasında NATO tarafından üs olarak kullanılmış. 2001'de yerel bir kanalın stüdyo olarak kullandığı yapı şu an terk edilmiş ve biraz bakımsız. Fakat Arnavut gençler bu yapıya yeni bir işlev yüklemişler; tırmanma duvarı! Gençler arasında oldukça popüler bir şehir aktivitesi; piramide tırmanmak, yukarıda zaman geçirmek ve kayarak aşağıya inmek. Yaşımız ortalamanın bayağı bir üzerinde olsa da bu şehir aktivitesini biz de gerçekleştiriyoruz. Aslında bina biraz dik ve çıkarken ve inerken korkutmuyor değil ama siz de yukarıdaki manzaranın tadına bakmak isterseniz; yüzeyi biraz pürüzlü sol yandan çıkıp, inişte sağ tarafı kullanmanızı öneririm.

Tiranlı gençler için şehir aktivitesi; piramite tırmanmak
Tiranlı gençler için şehir aktivitesi; piramide tırmanmak

Aslında Tiran ile ilgili hiçbir beklentim yoktu ama oradayken fark ediyorum ki bilinç altım boş durmamış ve fakir, kötü bir şehirle karşılaşacağımı kurgulamış sanırım (gerek Türk, gerekse yabancı arkadaşlarım olsun Tiran'a gideceğim dediğimde "Tiran mı! Orda ne işin var?" tepkilerinin de bunda payı olmuş olabilir). O yüzden beklentimin çok üzerinde çıkıyor. Öncelikle çok yeşil bir şehir Tiran; merkezde yer alan büyük parklar, şehrin ortasından geçen ve kenarları yemyeşil Lana Nehri, özellikle Block bölgesindeki bol ağaçlı sokaklar bende bu algıyı yaratan etkenler. Takım elbiseleriyle, şapkalarıyla parklarda oturan amcalar, sık giyimli yaşlı çiftler sokaklarda görüp yüzünüze bir tebessüm konduran durumlar Tiran sokaklarında. Genel olarak ingilizce bilenlerin sayısı çok fazla değil ama çok yardımcılar ve bir şekilde anlaşıyorsunuz:)

Yemyeşil nehir yatağıyla şehrin ortasından akan Lana Nehri
Yemyeşil nehir yatağıyla şehrin ortasından akan Lana Nehri

Bir günlük Berat gezimden sonra tekrar Tiran'a döndüğümde cumartesi akşamını da görmüş oluyorum. İnsanlar mekanlardan dışarı taşmış, her yer hareketli ve kalabalık. Kendimi bir Avrupa ülkesinde gibi hissediyorum. Block bölgesi cumartesi gecesi için olmanız gereken doğru yer!

Tiran yemek konusunda ağırlıklı olarak İtalyan mutfağını sunuyor ama bizim mutfağımızla çok benzer olan yerel tatlarını da deneyebileceğiniz hem ucuz hem de nispeten pahalı restoran, kafeler sunuyor. İsterseniz karnınızı her köşe başında bulabileceğiniz, hem tatlı hem de tuzlu seçenekler sunan krep mekanlarında, isterseniz pizzacılarda ucuza doyurabilirsiniz. Daha şık bir restoranda yemek yemek isterseniz diğer seçeneğe göre daha pahalı ama İstanbul'a kıyasla her yer ucuz:)

Elbasan tavayı memleketinde yemek
Elbasan tavayı memleketinde yemek

 Pazar öğlen uçuşum olduğu için hala bir gözüm açıkken hostelden ayrılıp İskender Bey Meydanı'na, havaalanı servisine doğru yola koyuluyorum. Ama şaşırtıcı şekilde pazar sabahı saat 8'de sokaklar insan dolu. İskender Bey Meydanı trafiğe kapatılmış, bir kenarında giysi pazarı kurulmaya başlanıyor, bir kenarında küçük bir sahne, bir tarafta ise basket potası ve mini futbol kalesi kuruluyor. Park banklarında yaşlı grand tuvalet giyimli amcalar yerlerini almış... Trafiğe kapatılan meydan belki de her pazar şenlik alanına dönüşüyor.

Haftasonunu farklı, hatta belki biraz daha ucuz bile geçirmek isteyenlere değişik bir alternatif olabilir Tiran. Benim gibi rotanıza Tiran'a iki saat mesafedeki UNESCO Dünya Mirası, Arnavutluk'un Safranbolu'su Berat'ı da ekleyerek keyifli bir haftasonu geçirebilirsiniz!